Rüzgâr Enerjisi ve Çevre

15/05/2012

Yazan: Kerem Ali Boyla
Etiketler: rüzgâr enerjisi temiz enerji

Rüzgâr enerjisi ekolojik ve sürdürülebilir bir enerji olarak değerlendirilmektedir. Santral inşaatı bittikten sonra, nükleer ve termik enerjinin aksine herhangi bir atık üretmemekte ve hidroelektrik enerji gibi tabiatta büyük çaplı değişiklikler gerektirmemektedir. Avrupa Rüzgâr Enerjisi Birliği’nin verilerine göre AB ülkelerinin rüzgâr enerjisi kapasitesi 2008’de 476 MW’ken bu rakam 2010 itibariyle 1290 MW’ye çıkmıştır. Ancak, BirdLife International’ın raporları, başta kuşlar ve yarasalar üzerinde olmak üzere rüzgâr santrallerinin doğal yaşama olumsuz etkilerinden bahsetmektedir.

 

Türkiye hükümeti rüzgâr santrallerinin inşası ve işletilmesine yönelik ruhsat verilebilmesi için rüzgâr santrali inşaat alanlarını belirlediğinde, rüzgâr enerjisi potansiyelini dikkate almış; ancak, bölgede bulunan ve santrallerin varlığından doğrudan etkilenebilecek kuş türleri ve diğer faunayı da içeren bir biyo-çeşitlilik kıstası gözetmemiştir. Dahası, başlarda yatırım sürecini hızlandırmak amacıyla her proje çevresel etki değerlendirme sürecinin dışında tutulmuştur. Bu yaklaşımın bir sonucu olarak Belen Geçidi ve Hatay Samandağ kıyısı gibi kuş göçünün yoğun yaşandığı birkaç kritik bölgeye büyük rüzgâr santralleri inşa edilmiştir. Şu ana değin bu santrallerin nasıl taşınacağı, türbinlerin nasıl değiştirileceği veya işleyişlerinin varoldukları bölgeyle nasıl daha uyumlu hale getirileceğiyle ilgili herhangi bir strateji benimsenmemiştir. Hâlihazırda, Türkiye’de doğal yaşamla uyumlu rüzgâr enerjisinin desteklenmesi için en büyük etki, bu alanda temel bazı sorumluluk ilkelerini uygulayan yabancı kredi verenlere aittir.