Şehirleşme ve İstanbul’da yapılması planlanan 3. Köprü

15/05/2012

Yazan: Hande Paker
Etiketler: şehirleşme 3.Köprü

Türkiye’de hızlı ekonomik büyüme ve sanayileşme her yerde plansız şehirleşmeye yol açmıştır. Bu da hava kirliliği, su kirliliği, gürültü kirliliği, sağlıksız yaşam koşulları ve kaçak yapılaşma gibi pek çok sorunu beraberinde getirmiştir. Bunun yanı sıra büyük şehirlerin etrafında kalan orman alanları ve su havzaları da hızla yok olmuştur. Coğrafi büyüklüğü, şehirleşme hızı ve aldığı göç göz önünde bulundurulduğunda, plansız şehirleşmenin en çarpıcı sonuçlarının İstanbul’da yaşandığını söylemek mümkündür. İstanbul’un nüfusu 1945’te 1 milyon iken, 2000’de 10 milyonu geçmiş ve günümüz itibariyle 12 milyonun üzerine çıkmıştır (1). Bu düzensiz şehirleşmenin başlıca sebepleri arasında siyasi aktörlerin kaçak yapılaşmayı yasallaştırması ve benzeri popülist politikaları, yerleşim olmayan arazileri yapılaşmaya açan kanuni değişiklikler ve rant politikaları sayılabilir.

Rant kaygısı taşıyan tepeden inme şehirleşme politikalarının yarattığı ve yaratacağı tahribatın en iyi örneklerinden biri İstanbul Boğazı’nda yapılması planlanan 3. Köprü’dür.  İstanbul’un kuzeyinde yapılması planlanan ve trafiğe bir çözüm olarak sunulan köprü ve bağlantı yolları, trafik sorununu çözmeyeceği gibi, İstanbul’un kalan son orman alanlarında ve su havzalarında geri dönülemez zarara yol açacaktır.  Aynı zamanda nüfus ve yapılaşma baskısını ağırlaştıracaktır. 3. Köprü, İstanbul’un trafik sorununu çözmeyecektir çünkü köprünün yapımına gerekçe olarak gösterilen transit trafiği yeniden yönlendireceği öngörüsü, bu trafiğin boğaz geçişlerinin %2-3’ünü oluşturduğu düşünüldüğünde anlamlı değildir (2).

Tüm bu kaygılar, İstanbul’a üçüncü bir köprünün gerekliliğini tartışmaya açmıştır. Kamuoyunda oluşan muhalefet, 3.köprü için kesilecek 2 milyon ağaca atfen ‘2 milyon İstanbullu’ kampanyasıyla çevre örgütleri ve Türkiye Yeşilleri tarafından örgütlenmiş ve alternatif çözümleri kamuoyunun dikkatine sunmuştur.