Sürdürülebilir Kentler Konferansından

27/06/2012

Yazan: Bölgesel Çevre Merkezi (REC) Türkiye ve Fransız Kalkınma Ajansı (AFD)

Bölgesel Çevre Merkezi (REC) Türkiye ve Fransız Kalkınma Ajansı (AFD)’nin birlikte düzenlediği “Türkiye’de Sürdürülebilir Kentler: Düşük Karbonlu Sürece Geçiş nasıl yönetilir?” konferansı 15 Kasım 2011 günü İstanbul’da gerçekleştirildi. Denizbank’ın ana sponsorluğunda ve Marmara Belediyeler Birliği ve ICLEI ortaklığıyla düzenlenen konferansa Türkiye’den (Gaziantep,Seferihisar, Kartal) ve yurtdışından (Paris, Birmingham, Zagreb) (belediye başkanları, ulusal ve uluslararası kurumlarında uzmanlar ve sivil toplum, üniversite ve medya temsilcileri katıldı. Fransa Büyükelçisi Laurent Bill, açılış konuşmasında konferansın 2011 Durban ve 2012 Rio toplantıları öncesinde önemli bir girişim olduğunu, şehirlerin iklim değişikliği konusunda hem sorunların hem de çözümlerin odağında olduğunu belirtti. Fransa’da hükümetin Le Grenelle Environmentinisiyatifinden bahseden Bill, nüfusu 50 binin üzerindeki yerleşim bölgelerinin iklim değişikliği eylem planı düzenlemelerinin bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Fransız Kalkınma Ajansı Direktör Yardımcısı Martha Stein-Sochas, sürdürülebilir ve eşitlikçi bir ekonomik kalkınma için çalıştıklarını, enerji ve karbondioksit tasarrufunda belediyelerin önemli bir role sahip olduğunu ve kendilerinin de yerel yönetimlere finans desteği sağladıklarını belirtti. REC İcra Direktörü Marta Bonifert: REC İcra Direktörü Marta Bonifert ise konferansın sonunda iklim dostu kentler bildirisini imzaya açacaklarını, iklim değişikliği konusunda sorumluluk almaya hazır belediyelerin katılımını beklediklerini açıkladı.

Emekli Müsteşar, Çevre ve Orman Bakanlığı ve REC Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Z. Sarıkaya, “Sürdürülebilir Kentler için Merkezi ve Yerel Yönetimler Arasındaki İşbirliğinin Önemi” başlıklı özel bir konuşma yaptı. Sürdürülebilir kent tanımını ekolojik, ekonomik ve sosyal unsurların denge içinde sürdürüldüğü kent olarak yapan Sarıkaya, Türkiye’de merkez ve yerel arasındaki ilişkinin dinamik bir süreç olması gerektiğini çünkü devam eden göç süreci yüzünden alınan kararların sürekli gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Dünyada kent nüfusunun her hafta bir milyon arttığını söyleyen Sarıkaya, Türkiye’de kentsel nüfusun %70 seviyesinden olduğunu ve en büyük nüfus artış oranının ise 1980-85 yılları arasında gerçelşetiğini ifade etti. Son dönemlerde çevre denetimlerinin bakanlıklardan yerel yönetimlere yetki devri söz konusu olduğunu fakat yerel yönetimlerin bu yetkileri kullanacak kapasitede olmadıkları takdirde çevreye daha çok zarar verildiğini belirten Sarıkaya özellikle çevre ve iklim konularında gelişmiş ülkelerden gelişenlere, merkezden yerel teknoloji transferinin gerekliliğini vurguladı.Grenelle de L’environment inisiyatifinden bahseden Bill, nüfusu 50 binin üzerindeki yerleşim bölgelerinin iklim değişikliği eylem planı düzenlemelerinin bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Fransız Kalkınna Ajansı Direktör Yardımcısı Martha Stein-Sochas, sürdürülebilir ve eşitlikçi bir ekonomik kalkınma için çalıştıklarını, enerji ve karbondioksit tasarrufunda belediyelerin önemli bir role sahip olduğunu ve kendilerinin de yerel yönetimlere finans desteği sağladıklarını belirtti. REC İcra Direktörü Marta Bonifert: REC İcra Direktörü Marta Bonifert ise konferansın sonunda iklim dostu kentler bildirisini imzaya açacaklarını, iklim değişikliği konusunda sorumluluk almaya hazır belediyelerin katılımını beklediklerini açıkladı.

Konferansın “Geleceğin Kentlerine Doğru: Kentler iklim değişikliğine nasıl cevap verebilir?” başlıklı oturumunda iklim değişikliğine yerel çözümlerin nasıl bir kavramsal çerçevede ele alınabileceği tartışıldı. Oturum başkanlığını yapan Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi İcra Komitesi üyesi Prof. Korel Göymen günümüzde çevre konusunda klasik kamu yönetimi anlayışından yönetişim anlayışına geçilmesi gerektiğini, planlamanın yerel ve bölgesel olması gerektiğini belirtti. Çevre ve iklim konusunda kalkınma ajanslarının ve kent konseylerinin yeni aktörler olarak yerlerini aldıklarını; Türkiye’de sayısı 100’ü geçen kent konseylerinin stratejik planlamalar yaptıklarını ve iklimin bir başlık olarak bu planlarda yer aldığını vurguladı.

Local Governments for Sustainability Avrupa Bölge Direktörü. Gino Van Begin, ICLEI olarak iklim konferanslarını yakından izlediklerini ve hükümetleri etkilemek için çalışmalar yaptıklarını anlatarak konuşmasında başladı. Ekolojik borcumuzun artmasını, kürenin ısınmasını ve kentleşmenin artmasını küresel eğilimler olarak tanımlayan Begin, Avrupa’nın çeşitli kentlerinden yenilenebilir enerji üretimi ile ilgili yerel yasalardan örnekler verdi. Ayrıca hazırladıkları “Şehir İklim Kataloğu” ile şehirlerin iklim alanındaki etkinliklerini, hedeflerini ve başarılarını bir araya getirmeyi hedeflediklerini belirtti.

Oturumun son konuşmacısı Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı Prof. Refik Erzan’dı. Erzan, Master Card için hazırladıkları Türkiye’nin İlleri Sürdürülebilirlik Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Ekonomik, sosyal ve çevresel ayaklar üzerinde oluşan bu iller endeksinde Eskişehir ve Kayseri, Konya ve Bursa üst sıralarda olduğunu, Ankara ve İzmir’inde İstanbul’un önünde yer aldığını belirtti. Erzan, ekonomi geliştikçe çevrenin aynı ölçüde gelişmediğini, çevreye verilen önemin ekonomiyi de canlandırması gerektiğini savunan Erzan, kentlerin sürdürülebilirliği sağladığı ölçüde iklim değişikliğine dayanaklı hale geldiğini vurguladı.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.Asım Güzelbey, belediyelerin geleceği düşünmek adına iklim değişikliği konusunda da atım atmaları gerektiğini ve bu çerçevede Türkiye’de ilk olarak Gaziantep’te iklim eylem planının hayata geçirildiğini belirtti. Güzelbey, Şubat 2010’da başlayan iklim eylem planı çalışmaları 2010 sonunda bitirildiğini ve Fransız Kalkınma Ajansı’ndan büyük ölçüde yardım gördüklerini söyledi. Gaziantep’in enerji envanterini çıkardıklarında konutlardaki enerji tüketiminin neredeyse sanayi ile aynı oranda olmasına şaşırdıklarını belirten Güzelbey oranları şu şekilde verdi. %34 sanayi, %33 konut,%20 ulaşım ve %13 atık. 2023 yılında hedeflerinin ilde kişi başı karbon ayakizini %15 azaltmak olduğunu belirten Güzelbey, 3 milyon metrekare üzerinde 200 bin nüfuslu ekolojik bir kent planladıklarını belirtti. Bu kentte evlerin minimum enerjili, yeşil çatılı olacağını, kent bahçeleri, organic tarım alanları ve kültür havzaları yapacaklarını vurguladı.

yeşilgündem.net, 17 Kasım 2011